Aquavit, patatesten damýtýlan alkolle yapýlýyor. Ýçine tat ve renk versin diye, bir takým otlar ve baharatlar konuluyor. En baskýn baharat ise bir çeþit kimyon. Alkol derecesi 42 ile 45 arasýnda deðiþiyor. Aquavit�in piyasaya sürülmeden önce ekvatoru iki kere geçmesi gerekiyor. �Hayat Suyu� anlamýna gelen Aquavit, bir dizi rastlantýyla oluþmuþ bir içki. Öyküsü þöyle: 1850 yýlýnda Norveçli bir içki üreticisi, damýttýðý Aquavit�i Avustralya�ya götürmeye karar verir. Yanýnda çalýþanlar içkiyi yanlýþlýkla, içinde daha önce sherry -alkolle kuvvetlendirilmiþ özel kýrmýzý þarap- saklanmýþ fýçýlara doldururlar. Fýçýlar Gymer adlý gemiye yüklenir. Sallantýlý ve uzun bir yolculuktan sonra gemi Avustralya�ya varýr. Ama içkilerin sahibi karaya ayak basmadan ölür. Kaptan fýçýlarý ne yapacaðýný þaþýrýr. Tekrar gerisin geriye Norveç�e götürüp, içki tüccarýnýn yakýnlarýna teslim eder. Fýçýlarýn týpasý açýldýðýnda ortaya çýkan içki herkesi þaþýrtýr. Aquavit, uzun yolculuk sýrasýnda sallana sallana fýçýya sinmiþ olan sherryi içine çekmiþ ve olgunlaþmýþtýr. Bu bambaþka bir içkidir artýk. O gün bugündür Aquavitler ayný yolu izleyip, sherry fýçýlarýnda ekvatoru iki kere geçerler. Bugün bu yolculuðu Wilhelm Wilhemsen þirketi düzenlemektedir. Þiþelerin arka yüzündeki etikette, içkinin ekvatoru geçiþ tarihleri ve yolculuk ettiði geminin adý yazýlýr.